İçeriğe geç
İzmir Cerrahi Merkezi

Mide Fıtığı (Hiatal Herni) ve Cerrahi Tedavisi

Mide fıtığı, tıbbi adıyla hiatal herni, midenin üst kısmının diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna doğru kaymasıdır. Çoğu zaman inatçı reflü şikâyetleriyle fark edilir; tedavi kararı ise şikâyetlerin şiddetine ve yapılan tetkiklere göre kişiye özel verilir.

Mide fıtığı (hiatal herni) nedir?

Yemek borusu, göğüs boşluğundan karın boşluğuna geçerken diyafram kasındaki hiatus adı verilen açıklıktan geçer. Normalde bu açıklık yemek borusunu saran bir halka gibi davranır ve mide içeriğinin yukarı kaçmasını önleyen mekanizmanın bir parçasıdır. Bu açıklık genişlediğinde midenin üst bölümü göğüs boşluğuna doğru kayar. Halk arasında mide fıtığı denilen durum budur.

En sık görülen tip, mide-yemek borusu birleşim yerinin yukarı doğru kaydığı kayma (sliding) tipidir. Daha seyrek görülen paraözofageal tipte ise birleşim yeri yerinde kalırken midenin bir bölümü yemek borusunun yanından yukarı doğru fıtıklaşır; bu tip sıkışma açısından daha dikkat gerektirir. Yaşla birlikte dokuların gevşemesi, fazla kilo, gebelik, kronik öksürük, ağır kaldırma ve sürekli ıkınma karın içi basıncını artırarak hiatusun genişlemesine katkıda bulunur.

Belirtiler ve reflü ile ilişkisi

Küçük hiatal hernilerin önemli bir bölümü hiçbir şikâyete yol açmaz ve başka bir nedenle yapılan endoskopide tesadüfen saptanır. Şikâyet ortaya çıktığında ise tablo genellikle reflüdür: göğüs kemiğinin arkasında yanma, ağza acı veya ekşi su gelmesi, öne eğilince ve yattıktan sonra artan yakınmalar, gece öksürüğü, ses kısıklığı ve boğazda takılma hissi. Bazı hastalarda göğüs ağrısı ön plandadır ve kalp kaynaklı ağrıyla karışabilir; bu nedenle kalp kökenli nedenlerin dışlanması önemlidir.

Büyük fıtıklarda mide göğüs boşluğunda yer kapladığı için erken doyma, yemeklerden sonra nefes darlığı hissi, geğirememe ve yutma güçlüğü görülebilir. Uzun süre tedavi edilmeyen ve sürekli asit temasına maruz kalan yemek borusunda iltihaplanma, darlık ya da hücresel değişiklikler (Barrett özofagus) gelişebilir. Bu nedenle inatçı reflü şikâyetlerinin görmezden gelinmemesi ve düzenli takip edilmesi önerilir.

Tanı nasıl konur?

Değerlendirme ayrıntılı bir öykü ve muayene ile başlar. Şikâyetlerin ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı, kullanılan ilaçlar ve daha önce yapılmış tetkikler tedavi planını doğrudan etkiler. Endoskopi çoğu hastada temel incelemedir; hem fıtığın varlığını ve boyutunu gösterir hem de yemek borusundaki iltihap, darlık ya da diğer bulguları ortaya koyar.

Gerektiğinde baryumlu özofagus-mide grafisi ile fıtığın tipi ve büyüklüğü daha net görülebilir. Ameliyat düşünülen hastalarda yemek borusunun kasılma gücünü ölçen manometri ve asit kaçağını sayısal olarak gösteren 24 saatlik pH ölçümü istenebilir; bu tetkikler hem ameliyat kararında hem de uygulanacak tekniğin seçiminde yol göstericidir. İzmir Cerrahi Merkezi'nde hangi tetkiklerin gerekli olduğu her hasta için ayrı ayrı belirlenir.

Ne zaman ameliyat gündeme gelir?

Mide fıtığı saptanan her hastanın ameliyat olması gerekmez. İlk basamak genellikle yaşam tarzı düzenlemeleri ve mide asidini azaltan ilaçlardır: porsiyonların küçültülmesi, yemekten sonra hemen uzanmamak, akşam öğününü erkene almak, yatak başını yükseltmek, kilo vermek ve sigarayı bırakmak. Birçok hastada bu önlemler ve düzenli ilaç kullanımı şikâyetleri yeterince kontrol altına alır.

Cerrahi onarım, ilaç tedavisine rağmen şikâyetlerin sürdüğü, ilacın kesildiği anda yakınmaların hemen geri döndüğü, uzun süreli ilaç kullanmak istemeyen ya da kullanamayan hastalarda, yemek borusunda ilerleyici hasar geliştiğinde ve özellikle büyük paraözofageal fıtıklarda gündeme gelir. Bu değerlendirme muayene ve tetkiklerden sonra yapılır; karar her zaman kişiye özeldir.

Ameliyat nasıl yapılır ve yama kullanılır mı?

Onarım günümüzde çoğunlukla laparoskopik olarak, karın duvarındaki birkaç küçük delikten yapılır. Cerrahi iki ana adımdan oluşur: göğüs boşluğuna kaymış olan mide karın içine indirilir ve diyaframdaki genişlemiş açıklık dikişlerle daraltılır. Ardından reflüyü önlemek için midenin üst kısmı yemek borusunun alt ucunun etrafına manşet gibi sarılır; bu işleme fundoplikasyon denir. Manşetin tam mı yoksa kısmi mi olacağı, yemek borusunun kasılma gücüne göre belirlenir.

Yama, kasık ve karın duvarı fıtıklarının aksine hiatal hernide rutin olarak kullanılmaz. Açıklığın çok geniş olduğu ve dikişlerin yeterli desteği sağlamadığı seçilmiş durumlarda diyafram onarımını güçlendirmek için yama tercih edilebilir. Yama kullanılıp kullanılmayacağına ameliyat sırasındaki bulgulara göre karar verilir; bu olasılık ameliyat öncesi görüşmede sizinle konuşulur.

İyileşme, beslenme ve acil uyarı işaretleri

Laparoskopik onarım sonrasında hastalar genellikle kısa bir hastane yatışının ardından taburcu edilir; süre hastadan hastaya değişir. İlk dönemde beslenme kademeli olarak ilerletilir: sıvı ve yumuşak gıdalarla başlanır, birkaç hafta içinde normal beslenmeye geçilir. Ameliyattan sonraki ilk haftalarda yutarken takılma hissi ve geğirmede zorlanma olabilir; bu durum ödemin azalmasıyla birlikte genellikle geriler. Lokmaları küçük almak, iyi çiğnemek ve gazlı içeceklerden bir süre uzak durmak bu dönemi kolaylaştırır.

Paraözofageal fıtıklarda, göğse kaymış mide bölümünün dönerek sıkışması nadir ancak ciddi bir durumdur. Ani başlayan şiddetli göğüs veya üst karın ağrısı, kusamama veya kusmaya çalışırken hiçbir şey çıkaramama, ani yutma güçlüğü ve nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir. Böyle bir durumda beklemeden en yakın acil servise başvurulmalıdır. Randevu ve bilgi için 0538 508 3872 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Mide fıtığı ameliyatsız geçer mi?

Diyaframdaki genişlemiş açıklık kendiliğinden kapanmaz. Ancak küçük fıtıklarda şikâyetler yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavisiyle uzun süre kontrol altında tutulabilir. Ameliyat, bu tedavilere rağmen şikâyetlerin sürdüğü ya da fıtığın büyük olduğu durumlarda gündeme gelir; karar muayene ve tetkiklerden sonra verilir.

Her mide fıtığı reflüye yol açar mı?

Hayır. Küçük hiatal hernilerin birçoğu hiçbir belirti vermez ve başka nedenle yapılan endoskopide tesadüfen görülür. Reflü şikâyetleri, alt yemek borusu kapağının işlevini yitirmesiyle birlikte ortaya çıkar; fıtığın varlığı tek başına ameliyat gerekçesi değildir.

Ameliyattan sonra mide ilaçlarını bırakabilir miyim?

Birçok hastada onarımdan sonra asit baskılayıcı ilaç ihtiyacı azalır ya da ortadan kalkar. Ancak bu kişiden kişiye değişir ve önceden garanti edilemez. İlaçların ne zaman ve nasıl azaltılacağına, ameliyat sonrası kontrollerde şikâyetleriniz değerlendirilerek karar verilir.

Ameliyattan sonra yutma güçlüğü olur mu?

İlk haftalarda yutarken takılma hissi beklenebilir; bunun nedeni onarım bölgesindeki ödemdir ve genellikle zamanla geriler. Bu dönemde küçük lokmalar almak, iyi çiğnemek ve önerilen beslenme kademelerine uymak önemlidir. Şikâyet uzarsa mutlaka kontrole gelinmelidir.

Hiatal herni onarımında yama kullanılıyor mu?

Kasık veya göbek fıtığından farklı olarak hiatal hernide yama rutin değildir. Onarım öncelikle diyaframdaki açıklığın dikişlerle daraltılmasına dayanır. Açıklığın çok geniş olduğu seçilmiş durumlarda destek amacıyla yama kullanılabilir; buna ameliyat sırasındaki bulgulara göre karar verilir.

Ne zaman acil başvurmalıyım?

Ani başlayan şiddetli göğüs veya üst karın ağrısı, kusamama, hiçbir şey yutamama ve buna eşlik eden nefes darlığı, fıtıklaşan mide bölümünün sıkışmasının belirtisi olabilir. Bu tablo acil değerlendirme gerektirir; en yakın acil servise başvurulmalıdır.

Aynı başlıktaki diğer ameliyatlar

AraWhatsApp