Gastrik bypass nedir?
Gastrik bypass, midenin üst kısmında küçük bir mide poşu oluşturulması ve bu poşun ince bağırsağın belirli bir bölümüne doğrudan bağlanması esasına dayanır. Böylece besinler midenin geri kalanını ve ince bağırsağın ilk bölümünü atlayarak (bypass ederek) ilerler. En yaygın uygulanan biçimi Roux-en-Y gastrik bypass olarak adlandırılır.
Ameliyatın etkisi üç ayrı mekanizmadan gelir. Mide poşu küçük olduğu için alınan besin miktarı azalır; besinlerin izlediği yol değiştiği için emilim bir ölçüde sınırlanır; ve belki de en önemlisi, bağırsak hormonlarının salınım düzeni değişir. Bu hormonal değişim, tokluk hissini ve kan şekeri dengesini etkiler; gastrik bypassın metabolik cerrahi başlığı altında da anılmasının nedeni budur. Mide ve bağırsakların hiçbir bölümü çıkarılmaz.
Obezite bir hastalıktır
Obezite, sağlığı bozacak düzeyde yağ dokusu artışıyla giden kronik bir hastalıktır. Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem sorunlarıyla yakın ilişkisi vardır. Cerrahi tedavi bu tabloyu düzeltmeye yönelik tıbbi bir girişimdir; görünümle ilgili bir tercih değildir.
İleri obezitede kilonun diyet ve egzersizle verilip korunmasının çok zor olmasının nedeni, vücudun kaybedilen ağırlığı geri kazanmaya yönelik hormonal düzeneklere sahip olmasıdır. Bu, kişinin çabasının yetersizliği anlamına gelmez. Cerrahi seçenekler tam da bu düzeneklere müdahale ettikleri için gündeme gelir.
Gastrik bypass mı, tüp mide mi?
İki ameliyat da güvenilirliği ve etkinliği kabul görmüş yöntemlerdir; biri diğerinin genel geçer üstünü değildir. Seçim, hastanın kendine özgü tablosuna göre yapılır. Belirgin mide yanması ve reflü şikâyeti olan hastalarda gastrik bypass, reflüyü kötüleştirmemesi nedeniyle daha sık tercih edilir. Tip 2 diyabetin eşlik ettiği hastalarda da bypassın metabolik etkileri değerlendirmeye girer.
Buna karşılık gastrik bypass, sindirim yolunun anatomisini kalıcı olarak değiştirdiği için emilim sorunları açısından daha yakın takip gerektirir ve mide ile ince bağırsağın atlanan bölümlerine endoskopiyle ulaşmak sonradan zorlaşır. Bu nedenle karar; vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar, reflü durumu, kullanılan ilaçlar ve geçirilmiş ameliyatlar birlikte değerlendirilerek verilir. Bu değerlendirme muayene olmadan yapılamaz.
- Vücut kitle indeksinin 40 kg/m² ve üzerinde olması
- Vücut kitle indeksinin 35 kg/m² ve üzerinde olması ve obeziteye bağlı bir hastalığın eşlik etmesi
- Kontrollü tıbbi tedaviye rağmen kalıcı sonuç alınamamış olması
- Belirgin reflü veya tip 2 diyabetin tabloya eşlik etmesi tercihi etkileyebilir
- Ömür boyu takviye ve takip programına uyum sağlanabilecek olması
Ameliyat nasıl yapılır?
İşlem genel anestezi altında, laparoskopik yöntemle yapılır. Karın duvarındaki birkaç küçük kesiden girilerek midenin üst bölümünden küçük bir poş ayrılır. Ardından ince bağırsak belirli bir noktadan bölünür ve bir ucu doğrudan bu mide poşuna bağlanır. Safra ve pankreas salgılarını taşıyan diğer kol ise daha aşağıda bağırsağa yeniden bağlanır; ortaya çıkan Y biçimindeki düzenleme yöntemin adını verir.
Ameliyat süresi genellikle iki saat civarındadır ve hastaya göre değişir. Hastalar çoğunlukla ameliyatın ertesi günü ayağa kaldırılır, beslenme sıvılarla kademeli olarak başlatılır. Hastanede kalış birkaç gündür; taburculuk zamanı iyileşmenin seyrine göre belirlenir.
Ameliyat sonrası beslenme ve dikkat edilmesi gerekenler
Beslenme sıvı, püre, yumuşak ve normal gıda aşamalarından geçerek ilerler ve bu geçiş diyetisyen eşliğinde yapılır. Gastrik bypasstan sonra sık karşılaşılan bir durum damping sendromudur: özellikle şekerli ve hızlı emilen gıdaların alınmasının ardından çarpıntı, terleme, halsizlik, bulantı ve ishal görülebilir. Bu tablo genellikle beslenme düzeniyle kontrol altına alınır.
Emilimin bir bölümü atlandığı için vitamin ve mineral takviyesi bu ameliyattan sonra isteğe bağlı değil, tedavinin parçasıdır. B12, demir, folik asit, kalsiyum ve D vitamini düzeyleri düzenli kan tetkikleriyle izlenir. Alkolün etkisi değişebilir, bazı ilaçların emilimi farklılaşabilir; kullandığınız tüm ilaçların ameliyat sonrası düzeni hekiminizle gözden geçirilmelidir.
- Öğünler küçük, sık ve protein öncelikli olmalıdır
- Şekerli ve hızlı emilen gıdalardan kaçınmak damping şikâyetlerini azaltır
- Sıvılar öğün aralarına yayılır, yemekle birlikte içilmez
- B12, demir, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri ömür boyu kullanılır
- Kullanılan ilaçların dozu ve biçimi yeniden değerlendirilmelidir
Uzun dönem takip ve gerçekçi beklenti
Gastrik bypass, kilo kontrolünü ve metabolik düzelmeyi mümkün kılan güçlü bir araçtır; ancak tek başına kalıcı sonuç üretmez. Uzun vadede belirleyici olan, ameliyatın sağladığı avantajın beslenme ve hareket alışkanlıklarındaki kalıcı değişiklikle desteklenmesidir. Ameliyat, bu değişikliğin yerine geçmez.
Takip programı ameliyattan önce başlar ve ömür boyu sürer. İlk yıl daha sık olmak üzere düzenli kontroller, kan tetkikleri, diyetisyen görüşmeleri ve gerektiğinde psikolojik destek sürecin parçasıdır. İzmir Cerrahi Merkezi'nde ekibimiz hastaları bu süreç boyunca izler. Size hangi yöntemin uygun olduğu — ya da cerrahinin şu an için uygun olup olmadığı — ancak ayrıntılı bir muayene ve değerlendirmeden sonra söylenebilir.
Sık sorulan sorular
Gastrik bypass geri alınabilir mi?
Teorik olarak anatominin bir kısmı yeniden düzenlenebilir; ancak bu ayrı ve daha zor bir ameliyattır ve rutin bir seçenek değildir. Gastrik bypass kalıcı bir işlem olarak planlanır. Bu nedenle karar öncesinde ayrıntılı değerlendirme ve hastanın süreci tam olarak anlaması önemlidir.
Damping sendromu nedir, herkeste görülür mü?
Damping, besinlerin mide poşundan ince bağırsağa hızla geçmesiyle ortaya çıkan çarpıntı, terleme, halsizlik, bulantı ve ishal tablosudur. Herkeste görülmez ve genellikle şekerli, hızlı emilen gıdaların ardından ortaya çıkar. Çoğu hastada beslenme düzenlemesiyle kontrol altına alınabilir.
Ameliyattan sonra ömür boyu vitamin kullanmam gerekecek mi?
Evet. Gastrik bypassta besinlerin emildiği bölümün bir kısmı atlandığı için vitamin ve mineral takviyesi tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreklilik gerektirir. Düzeyler kan tetkikleriyle izlenir, doz gerektiğinde ayarlanır.
Reflüm var, gastrik bypass uygun olur mu?
Belirgin reflü şikâyeti olan hastalarda gastrik bypass sıklıkla değerlendirilen bir seçenektir, çünkü mide asidinin yemek borusuna kaçışını genellikle kötüleştirmez. Yine de karar, endoskopi ve diğer tetkiklerin sonuçlarıyla birlikte kişiye özel olarak verilir.
Ameliyattan sonra tip 2 diyabet ilaçlarım değişir mi?
Metabolik etkiler nedeniyle kan şekeri düzeni ameliyattan sonra değişebilir ve ilaç dozlarının yeniden ayarlanması gerekebilir. Bu ayarlama endokrinoloji hekiminizle birlikte, düzenli ölçüm ve kontrollerle yapılır. Kendi başınıza ilaç kesilmesi ya da doz değişikliği yapılması doğru değildir.
İyileşme ne kadar sürer?
Hastalar genellikle birkaç gün içinde taburcu olur ve masa başı işlere birkaç hafta içinde dönebilir; ağır fiziksel iş yapanlarda bu süre uzar. Beslenme aşamalarının tamamlanması ise haftalar alır. Süreler hastadan hastaya değişir ve hekiminizin değerlendirmesine göre belirlenir.