İçeriğe geç
İzmir Cerrahi Merkezi

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi

Anal fissür, makat kanalındaki küçük bir yırtığın yol açtığı, boyutuyla kıyaslanamayacak kadar şiddetli bir ağrıya neden olabilen yaygın bir sorundur. Erken dönemde çoğu hastada ameliyatsız iyileşme mümkündür.

Anal fissür nedir?

Anal fissür, makatın çevresindeki deride ve makat kanalının alt kısmında oluşan ağrılı bir yırtıktır. Çoğunlukla sert ve hacimli bir dışkının geçişi sırasında ortaya çıkar; ancak uzun süren ishal, doğum sonrası dönem ve bölgeyi zorlayan diğer durumlar da neden olabilir. Boyutu genellikle birkaç milimetredir, buna rağmen yol açtığı ağrı çoğu hastanın tarif etmekte zorlandığı kadar şiddetlidir.

Bu şiddetin nedeni, yırtığın hemen altında yer alan iç makat kasıdır. Ağrı bu kasın kasılmasına yol açar, kasılma bölgeye giden kan akımını azaltır, kan akımı azalınca da yırtık iyileşemez. Ortaya çıkan bu kısır döngü, anal fissürün neden kendiliğinden kapanmadığını ve neden aylarca sürebildiğini açıklar. Tedavinin mantığı da buradan doğar: hedef yalnızca yarayı iyileştirmek değil, kas spazmını kırarak iyileşmenin önünü açmaktır.

Belirtiler: akut ve kronik fissür

En tipik belirti, dışkılama sırasında hissedilen keskin, kesici ağrıdır. Hastalar bunu sıklıkla cam kırığı ya da jilet geçmesi gibi tarif eder. Ağrı dışkılamayla birlikte başlar ve sonrasında dakikalar, bazen saatler boyunca süren bir yanma hissine dönüşür. İkinci sık belirti, tuvalet kâğıdında ya da dışkının üzerinde görülen az miktarda parlak kırmızı kandır. Kaşıntı ve bölgesel rahatsızlık da eşlik edebilir.

Sekiz haftadan kısa süren fissürler akut kabul edilir ve çoğu, uygun tedaviyle iyileşir. Daha uzun süren fissürler kronikleşir; yara kenarları kalınlaşır, dışta deri katlantısı ve içeride küçük bir çıkıntı gelişebilir. Kronik fissürde ilaç tedavisine yanıt azalır ve cerrahi seçenek daha sık gündeme gelir.

Hastaların önemli bir bölümü bu şikâyetle hekime gitmeyi geciktirir. Oysa fissür, ağrısı nedeniyle kişinin dışkılamayı ertelemesine, dışkının daha da sertleşmesine ve sorunun büyümesine yol açan bir hastalıktır. Erken başvuru, tedavinin ilaç düzeyinde kalma olasılığını belirgin biçimde artırır.

Tanı ve ayırıcı tanı

Tanı çoğu zaman şikâyetlerin dinlenmesi ve dikkatli bir muayeneyle konur. Ağrının dışkılamayla olan tipik ilişkisi tek başına yol göstericidir. Muayene sırasında bölge nazikçe değerlendirilir; ağrı nedeniyle ayrıntılı muayenenin mümkün olmadığı durumlarda önce ağrıyı azaltacak tedavi başlanır, muayene daha rahat bir dönemde tamamlanır.

Ayırıcı tanı önemlidir. Alışılmadık yerleşimli, çok sayıda ya da tedaviye direnç gösteren fissürlerde iltihabi bağırsak hastalıkları başta olmak üzere başka nedenler araştırılır. Aynı bölgede apse ya da fistül gelişip gelişmediği de değerlendirilir. Bağırsak alışkanlığında değişiklik, kilo kaybı ya da yaşa bağlı risk varsa kalın bağırsağın değerlendirilmesi planlanabilir.

Ameliyatsız tedavi

Akut fissürlerde tedavi hemen her zaman ameliyatsız başlar ve hedef kısır döngüyü kırmaktır. Dışkının yumuşatılması bunun ilk adımıdır: lifli beslenme, günlük yeterli su tüketimi ve gerektiğinde dışkı yumuşatıcılar. Sertliği azalan dışkı, yaranın her gün yeniden zedelenmesini önler.

Günde birkaç kez uygulanan ılık oturma banyoları kas spazmını gevşetir ve ağrıyı azaltır. Bunlara ek olarak iç makat kasını gevşeten bölgesel kremler kullanılır; bu ilaçlar bölgeye giden kan akımını artırarak iyileşmeyi destekler. Baş ağrısı gibi geçici yan etkileri olabilir ve kullanım süresi hekim tarafından belirlenir.

İlaç tedavisine yanıt vermeyen bazı hastalarda, iç makat kasına botulinum toksini uygulanarak spazmın geçici olarak azaltılması gündeme gelebilir. Bu yaklaşımların hangisinin sizin için uygun olduğu, fissürün süresine ve muayene bulgularına göre belirlenir.

Cerrahi tedavi

Kronikleşmiş, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ya da sık tekrarlayan fissürlerde cerrahi tedavi gündeme gelir. Bu girişimler, yırtığın neden olduğu şiddetli ağrıyı ve kanamayı gidermeyi amaçlar ve genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

En sık uygulanan yöntem, iç makat kasının sınırlı bir bölümünün kesilmesidir. Amaç kasın gevşemesini sağlamak, böylece bölgeye giden kan akımını artırarak fissürün iyileşmesine imkân vermektir. Kesinin ne kadar olacağı özenle planlanır. Gaz ya da dışkı kontrolünü etkileme olasılığı düşük olmakla birlikte var olan bir konudur; bu nedenle daha önce doğum yapmış kadınlar, ileri yaştaki hastalar ve kontrol sorunu öyküsü olanlar ayrıca değerlendirilir. Bazı hastalarda kas kesilmeden yaranın temizlenmesi ya da deri flebiyle kapatılması tercih edilebilir.

Hangi yöntemin uygulanacağı standart bir karar değildir; fissürün özelliklerine ve kişinin risk profiline göre, hastayla konuşularak belirlenir.

İyileşme, tekrarın önlenmesi ve merkezimizde yaklaşım

Cerrahi sonrasında ağrının belirgin biçimde azalması genellikle kısa sürede fark edilir; yaranın tam olarak kapanması ise haftalar alabilir ve bu süre hastadan hastaya değişir. İyileşme döneminde dışkılamayı kolaylaştırmak ve tekrar yırtılma riskini azaltmak için lifli diyet ve bol su tüketimi önerilir. Ilık oturma banyolarına bir süre devam edilir ve kontrol muayeneleriyle iyileşme izlenir.

Anal fissürde uzun vadeli başarı büyük ölçüde kabızlığın kalıcı olarak kontrol altına alınmasına bağlıdır. Tuvalette uzun süre oturmamak, ıkınmamak ve dışkılama isteğini ertelememek basit ama etkili alışkanlıklardır.

İzmir Cerrahi Merkezi'nde anal fissür, önce ameliyatsız seçeneklerin değerlendirildiği kademeli bir yaklaşımla ele alınır; cerrahi, gerektiğinde ve nedeni açıklanarak gündeme gelir. Merkezimiz merkezimizde, Güneşli Mah. 507 Sok. No: 3, Konak, İzmir adresindedir. Randevu için 0538 508 3872 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Makat çatlağı kendiliğinden iyileşir mi?

Yeni başlamış fissürlerin önemli bir bölümü, dışkı yumuşatıldığında ve kas spazmı azaltıldığında birkaç hafta içinde iyileşir. Sorun, ağrının kişiyi dışkılamaktan kaçınmaya itmesi ve döngünün sürmesidir. Şikâyet birkaç haftadan uzun sürüyorsa kendiliğinden düzelmesini beklemek yerine değerlendirilmesi daha doğrudur.

Anal fissür ile hemoroid nasıl ayırt edilir?

En pratik ayrım ağrıdır. Fissürde ağrı dışkılamayla birlikte keskin biçimde başlar ve sonrasında sürer; iç hemoroid ise çoğunlukla ağrısızdır ve daha çok kanama ile sarkma yapar. Yine de iki durum bir arada bulunabilir; kesin ayrım muayene ile yapılır.

Fissür ameliyatı sonrasında gaz veya dışkı kaçırma olur mu?

İç makat kasının sınırlı biçimde kesildiği ameliyatlarda kontrol sorunu görülme olasılığı düşüktür, ancak tümüyle yok değildir. Bu nedenle risk her hasta için ayrı değerlendirilir; doğum öyküsü, yaş ve önceden var olan kontrol sorunları yöntemin seçiminde belirleyici olur. Bu konu ameliyat öncesi görüşmede açıkça konuşulur.

Ameliyat olmadan iyileşme şansım var mı?

Akut fissürlerde ameliyatsız tedavi ilk tercihtir ve birçok hastada yeterli olur. Kronikleşmiş fissürlerde ilaç tedavisine yanıt azalır. Hangi grupta olduğunuzu şikâyetlerinizin süresi ve muayene bulguları belirler.

Tedaviden sonra fissür tekrarlar mı?

Tekrar en çok kabızlığın devam ettiği durumlarda görülür. Lifli beslenme, yeterli su, düzenli hareket ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi tekrar riskini azaltan en önemli önlemlerdir.

Muayene çok ağrılı olur mu?

Fissür ağrılı bir durumdur, bu nedenle muayene nazikçe ve kademeli olarak yapılır. Ağrı nedeniyle ayrıntılı muayenenin mümkün olmadığı hastalarda önce ağrıyı azaltacak tedavi başlanır ve değerlendirme daha rahat bir dönemde tamamlanır.

Aynı başlıktaki diğer ameliyatlar

AraWhatsApp