İçeriğe geç
İzmir Cerrahi Merkezi

Hemoroid Tedavisi

Hemoroid, insanların büyük bölümünün yaşamının bir döneminde karşılaştığı, son derece yaygın ve tedavi edilebilir bir sorundur. Bu sayfada hemoroidin neden geliştiğini, hangi durumlarda tedavi gerektiğini ve uygulanan yöntemleri sade bir dille anlattık.

Hemoroid nedir?

Hemoroidler aslında herkeste bulunan normal yapılardır. Makat kanalının iç yüzeyinde, gaz ve dışkı kontrolüne yardımcı olan yastıkçık biçiminde damar toplulukları vardır. Bu yastıkçıkların zamanla genişlemesi, aşağı doğru kayması ya da içlerinde pıhtı oluşması sonucu ortaya çıkan şikâyetler halk arasında hemoroid ya da basur olarak adlandırılır. Yani sorun, olmaması gereken bir yapının varlığı değil; var olan bir yapının işlevini yitirmesidir.

Hemoroidler bulundukları yere göre ikiye ayrılır. İç hemoroidler makat kanalının içindedir, çoğu zaman ağrı yapmaz ve ilk belirtileri genellikle dışkılama sırasında görülen parlak kırmızı kanamadır. Dış hemoroidler ise makat çevresindeki derinin altında yer alır; içlerinde pıhtı oluştuğunda ani başlayan, oturmayı bile güçleştiren şiddetli bir ağrıya yol açabilirler. İç hemoroidler sarkma derecesine göre evrelendirilir ve tedavi planı büyük ölçüde bu evreye göre şekillenir.

Zorlanmalı ve uzun süren tuvalet alışkanlığı, kabızlık ya da uzun süren ishal, uzun süre ayakta veya oturarak çalışma, gebelik ve doğum, lifli gıdadan fakir beslenme hemoroid şikâyetlerini kolaylaştıran başlıca etkenlerdir.

  • Evre 1: Sarkma yoktur; şikâyet çoğunlukla dışkılamayla birlikte görülen kanamadır.
  • Evre 2: Dışkılama sırasında sarkma olur, ardından kendiliğinden yerine döner.
  • Evre 3: Sarkan doku elle geri itilebilir.
  • Evre 4: Sarkma kalıcıdır ve geri itilemez.

Belirtiler ve makattan gelen kanamanın önemi

En sık görülen belirti, dışkılama sırasında ya da hemen sonrasında tuvalet kâğıdında, dışkının üzerinde veya klozette görülen parlak kırmızı kandır. Bunun yanında makatta dolgunluk ve sarkma hissi, kaşıntı, ıslaklık, iç çamaşırında leke, tam boşalamama hissi ve özellikle pıhtılaşma durumunda şiddetli ağrı görülebilir.

Burada altını çizmemiz gereken bir konu var: makattan gelen her kanama hemoroide bağlı değildir. Anal fissür, iltihabi bağırsak hastalıkları, polipler ve kalın bağırsak kanseri de çok benzer belirtiler verebilir. Bu nedenle kanamayı kendi kendine hemoroide bağlayıp yıllarca beklemek, asıl tanının gecikmesine yol açabilir. Dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkı kalibresinde incelme, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık ya da ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü varsa bağırsağın tümüyle değerlendirilmesi gerekir.

Hemoroid nedeniyle hekime başvurmayı yıllarca erteleyen çok sayıda kişi vardır ve bu çekingenlik son derece anlaşılırdır. Ancak bizim için bu değerlendirme günün her saatinde yaptığımız sıradan bir muayenedir; utanılacak hiçbir yanı yoktur. Erken dönemde başvurulduğunda çoğu hasta ameliyat gerektirmeyen yöntemlerle rahatlar; geciktikçe hem şikâyetler ağırlaşır hem de tedavi seçenekleri daralır.

Tanı nasıl konur?

Değerlendirme, şikâyetlerin ayrıntılı dinlenmesiyle başlar. Ne zaman başladığı, kanamanın niteliği, ağrının dışkılamayla ilişkisi ve bağırsak alışkanlıkları tanı için yol göstericidir. Ardından makat bölgesinin muayenesi ve parmakla rektal muayene yapılır. Bu muayene birkaç dakika sürer ve genellikle sanıldığı kadar rahatsız edici değildir.

İç hemoroidlerin evresini görmek için anoskopi denilen kısa bir işlem uygulanabilir. Yaş, aile öyküsü, kanamanın özellikleri ya da eşlik eden belirtiler gerektiriyorsa kolonoskopi planlanır. Amaç yalnızca hemoroidi görmek değil, benzer belirti veren diğer nedenleri dışlamaktır. Hangi tetkikin gerekli olduğu her hasta için ayrı ayrı değerlendirilir.

Tedavi seçenekleri

Tedavi tek bir yöntemden ibaret değildir; evreye, şikâyetin türüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre kademeli olarak planlanır. Erken evrede çoğu hastada yaşam tarzı düzenlemeleri belirgin rahatlama sağlar: lif alımının artırılması, günlük su tüketiminin yeterli olması, tuvalette uzun süre oturmamak ve ıkınmamak, ılık oturma banyoları ve gerektiğinde dışkı yumuşatıcılar. Bölgesel kremler ve fitiller şikâyetleri hafifletmeye yardımcı olur, ancak altta yatan sarkmayı tek başına düzeltmez.

Bu önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda ayaktan uygulanabilen girişimler devreye girer. Bant ligasyonunda iç hemoroidin tabanına küçük bir lastik bant yerleştirilir ve doku zamanla kendiliğinden ayrılır. Skleroterapi ve köpük tedavisinde damar yapısını büzüştüren bir madde uygulanır. Lazer yöntemleri, hemoroid dokusunu besleyen damarların kapatılması ya da dokunun küçültülmesi esasına dayanır. Bu işlemler genellikle kısa sürer ve çoğu hastada günlük hayata hızlı dönüş sağlar.

Cerrahi müdahale genellikle diğer tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen ileri evre hemoroidler için gereklidir. Klasik hemoroidektomide hemoroid paketleri çıkarılır; stapler yöntemiyle yapılan girişimlerde ise sarkmış doku yukarı çekilerek sabitlenir. Hangi yöntemin uygun olduğu ancak muayene sonrasında, hastayla birlikte karar verilerek belirlenir.

  • Yaşam tarzı ve ilaç tedavisi: lif, su, oturma banyosu, topikal ilaçlar
  • Bant ligasyonu (lastik bant uygulaması)
  • Skleroterapi ve köpük tedavisi
  • Lazer uygulamaları
  • Cerrahi hemoroidektomi ve stapler yöntemleri

İşlem sonrası iyileşme süreci

Ayaktan yapılan işlemlerden sonra genellikle birkaç gün süren hafif bir rahatsızlık, dolgunluk hissi ve az miktarda kanama olabilir. Cerrahi sonrasında ise ilk günlerde makat bölgesinde ağrı beklenen bir durumdur; bu nedenle ağrı yönetimi tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ağrı kesiciler, ılık oturma banyoları ve dışkıyı yumuşatan düzenlemeler bu dönemi belirgin biçimde kolaylaştırır.

Hastaların en çok endişelendiği konu ameliyattan sonraki ilk dışkılamadır. Dışkının yumuşak tutulması ve bol sıvı alınması bu endişeyi büyük ölçüde ortadan kaldırır; dışkılamayı ertelemek ise işi zorlaştırır. İyileşme hızı kişiden kişiye ve uygulanan yönteme göre değişir. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli takip önemlidir: kontrollerde iyileşme değerlendirilir, gerekirse öneriler güncellenir.

Uzun vadede şikâyetlerin tekrarlamaması büyük ölçüde bağırsak alışkanlıklarının düzenlenmesine bağlıdır. Lifli beslenme, yeterli su, düzenli hareket ve tuvalette oyalanmamak, tedavinin kalıcılığına doğrudan katkı sağlar.

İzmir Cerrahi Merkezi'nde yaklaşımımız

İzmir Cerrahi Merkezi'nde hemoroid şikâyetleri, ayrıntılı bir muayene ve gerektiğinde ileri değerlendirme sonrasında ele alınır. Ekibimiz, aynı hastalık için farklı hastalarda farklı yöntemlerin doğru olabileceğini bilerek, mümkün olan en az girişimle en fazla rahatlamayı sağlayacak planı hastayla birlikte belirler.

Merkezimiz merkezimizde, Güneşli Mah. 507 Sok. No: 3, Konak, İzmir adresinde hizmet vermektedir. Şikâyetlerinizi konuşmak ya da randevu oluşturmak için 0538 508 3872 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; sizin için uygun tedavi ancak muayene sonrasında belirlenebilir.

Sık sorulan sorular

Hemoroid kendiliğinden geçer mi?

Özellikle gebelik ya da geçici kabızlık gibi bir nedene bağlı gelişen erken dönem şikâyetler, bağırsak alışkanlıkları düzeldiğinde belirgin biçimde geriler ya da kaybolabilir. Buna karşılık sarkma yapan ileri evre hemoroidler kendiliğinden eski haline dönmez. Şikâyetlerin haftalar boyunca sürmesi veya tekrarlaması durumunda muayene olmak en doğrusudur.

Makattan kanama her zaman hemoroide mi bağlıdır?

Hayır. Anal fissür, polipler, iltihabi bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsak kanseri de benzer kanamalara yol açabilir. Bu nedenle kanamayı kendiliğinden hemoroide bağlamak yerine mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Hekiminiz gerekli gördüğünde kolonoskopi planlayabilir.

Hemoroid ameliyatı çok ağrılı mıdır?

Makat bölgesi ağrıya duyarlı olduğu için cerrahi sonrasında ilk günlerde ağrı beklenen bir durumdur. Günümüzde ağrı kesici düzenlemeleri, ılık oturma banyoları ve dışkı yumuşatıcılarla bu dönem büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir. Ayaktan yapılan işlemlerde ise rahatsızlık genellikle çok daha hafiftir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye ve uygulanan yönteme göre değişir.

Ameliyattan sonra ne zaman işime dönebilirim?

Bu süre uygulanan yönteme, işinizin fiziksel yoğunluğuna ve iyileşme hızınıza göre değişir. Bant ligasyonu gibi ayaktan işlemlerden sonra çoğu kişi birkaç gün içinde günlük düzenine döner; cerrahi sonrasında ise bu süre genellikle daha uzundur. Size özel beklenen süre, ameliyat öncesi görüşmede konuşulur.

Hemoroid tedavi edilmezse ne olur?

Şikâyetler zamanla artabilir; kanamanın sürmesi kansızlığa, sarkmanın ilerlemesi ise hijyen sorunlarına ve ağrılı ataklara yol açabilir. Ayrıca ileri evrede tedavi seçenekleri daralır ve ameliyat gerekliliği artar. Erken başvurmanın en somut faydası, daha basit yöntemlerle sonuç alınabilmesidir.

Gebelikte hemoroid şikâyetleri için ne yapılabilir?

Gebelikte hemoroid şikâyetleri sık görülür ve genellikle doğumdan sonraki haftalarda geriler. Bu dönemde öncelik, kabızlığın önlenmesi ve bölgesel rahatlatıcı önlemlerdir. Kullanılacak her ilaç gebelik takibini yapan hekimle birlikte değerlendirilmelidir; şikâyet doğum sonrasında da sürerse cerrahi değerlendirme planlanabilir.

Aynı başlıktaki diğer ameliyatlar

AraWhatsApp